|

 |

icon Dergisi Ekim Sayısı ÇıktıKitlesel kişiselleştirme temasını bu ayın konusu olarak seçen kişi, lüks pazarının en ucunda yer alan bir isim: Giorgio Armani.
Armani "Hepimiz kabul görmek istiyoruz ve zaman zaman farklılıklarımızı, kendilik duygumuzu bu arzu uğruna feda ediyoruz.
Bu yüzden, aslında kendini ifade etme arzusunun giderek arttığı bir dönemde yaşıyor olduğumuzu hissetmek, son derece mutluluk verici" diyor ve kişiye özel tasarımlara olan yoğun ilgiyi, sivri uçları törpüleyen ve her şeyi aynılaştıran küreselleşme sürecine bağlıyor.
Bugün birçok marka "kendin yarat" sloganıyla, yaşamın her alanında kendini gösteren bireysellik arzusunu körüklüyor ve insanlara her şeyi kendi ölçülerine, isteklerine ve zevklerine göre yeniden tasarlayabilecekleri bir dünya vaat ediyor.
Kuramda, yeni teknoloji ve hızlı prototipleme araçlarıyla tüketicilerin neredeyse satın aldıkları her ürünü kişiye özel hale getirebileceğini söyleyener de var.
Peki, modada geleneksel üretim ve tedarik yöntemleriyle üretilen "couture" kişiselleştirme ihtiyacını karşılayabilirken; teknoloji milyonlarca insanın kendini ifade etme arzusunu doyurabilecek mi?
İnsanlara post-endüstriyel çağı müjdeleyen bu ütopya, herkes için ne kadar gerçek olabilecek?
Kişiye özelleştirmenin elde edilebilirliği arttıkça; birçok kişi yalnızca kendileri için imal edilen şeyleri edindikçe bunun mevcut değer sistemimizin üzerinde etkileri ne olacak?
Giorgio Armani'nin editörlüğünü yaptığı Belgeler bölümünde, farklı düşünürler bu soruya yanıt arıyor.
devamı: icon Dergisi Ekim Sayısı Çıktı
design directory:
Icon > Architecture Magazines
Ekim 3, 2007 | 26,396 kere okundu
|
 |
| 
 |
İlgili Haberler |
|
|
 |