 |

Mimar Babam: Bir Oğlun YolculuğuEsinlendiği antik anıt üslûplarını modern tekniklerle birleştirip yepyeni bir tarz yaratmış olan Louis Kahn'ın ünü, çağının en önemli ve etkili mimarlarından biri olarak dünyayı sarmıştı. Ama 1974 yılında öldüğünde, ardında yalnızca anıt niteliğinde birkaç bina, birkaç metres, borca batmış bir şirket ve evlilik dışı iki çocuk bıraktı.
Bu çocuklardan biri olan Nathaniel Kahn, yaptığı bu ilginç belgeselle, babasının karmaşık ve sırlarla dolu özel yaşamını ve yaratıcı kariyerini mercek altına yatırıyor.
Fakir ailesiyle beraber Estonya'dan Philadelphia'ya göç eden Louis Kahn, mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra, önce Yale, sonra Pennsylvania üniversitelerinde profesörlüğe kadar yükselir.
Yunanistan, Roma ve Mısır'a yaptığı seyahatlerde, modern çağ mimarisinde estetik açıdan eksik olan öğenin anıtsallık olduğunu fark eder ve 50 yaşının getirdiği olgunluğu, antik dönemin mirası olan hümanizmi ve çağdaş inşaat tekniklerini kullanarak mimari sanatına bambaşka bir bakış açısı getirir.
Dehası ve önsezisiyle, alanında bir efsane olarak anılırken, karmaşık özel hayatı, karısı, iki metresi ve ilişkilerinden olan iki gayrimeşru çocuğu hep perde arkasında kalır. Şirketinin iflasa sürüklendiği 1974 yılında, hayalini kurduğu "geleceğin kenti"ni inşa etme projesini gerçekleştirmek için gittiği Hindistan'dan döndüğü
25/9/2004 | 5,352 kere okundu
|
 |