|

 |
 Eczacıbaşı Sanal Müzesi, bu yılın son sergisinde dünyanın çeşitli yerlerine uzun yıllar seyahat eden ve hatta 18 ay boyunca bir deve kervanıyla Çin'den Türkiye'ye kadar yürüyen fotoğrafçı Arif Aşçı'yı konuk ediyor.
"İstanbul - Panorama" adlı sergide, sanatçının siyah-beyaz 6x17 panoramik kamerasıyla şehirde yakaladığı 90 imge yer alıyor.
İstanbul'un sahillerini, kuşlarını, mevsimlerini, boğaziçini ve şehrin hızlı akışını dondurup bize sunan Arif Aşçı, Boğaziçinin kuşlarını bize şöyle anlatıyor: "İstanbul'a, elinde bir tomar kağıtla gördüğü her şeyi çizen bir güzel sanatlar akademisi öğrencisi olarak ilk kez geldiğimde 17 yaşındaydım ve önce martılara aşık oldum.
Haylaz çocuklar gibi çığlık çığlığa vapurların güverteleri üzerinde uçar, yolculardan simit parçaları isterlerdi.
Zamanla martıların yazın ve kışın farklı elbiseler giydiğini farkettim.
Kaz gibi iri ve arsız olanların yanı sıra karabaşlı güzel gözlü sevimli minik martılar da vardı aralarında.
Giderek şehrin diğer kuşlarıyla da tanıştım.
Kadıköy'deki dalgakıranların üzerindeki tek sıra halinde durup kanatlarını açarak batan güneşi selamlayan karabatakların görüntüsü ne kadar büyüleyicidir.
Sonraları karabataklarla birlikte yaşayan en az üç çeşit uzun boyunlu balıkçıl gördüm.
devamı Arif Aşçı'nın Panoramik İstanbul Fotoğrafları Sanal Müze'de ekleyen Levent OZLER
|
 |
| 
 |
 31 Mayıs 1972 İstanbul doğumlu, genç kuşak ressamlarından Serap Kökten, Aralık, Ocak ve Nisan aylarında 3 farklı şehirde (Mersin, Adana, İstanbul) tekrarlanacak olan "İçimizdeki Med-Cezir" adlı sergisinin ilkini, 17 Aralık 2007 - 3 Ocak 2008 Tarihleri arasında İçel Sanat Kulübü Teoman Ünüsan Sanat Galerisinde ziyarete açıyor.
Sergide, yağlıboya ve karışık teknik, 30 Adet çalışma siz sanatseverlerle buluşuyor.
Çalışmalarındaki en belirgin aykırılık renk ve biçim standartlarının dışına çıkma isteğidir.
Sanatçı ne kadar gündelik objeler ya da alegorik teması olan ikonalar resmetse de; geleneksel biçim vurgusunun olanaklarına açıkça sırt çeviriyor.
Yüzey sürekliliğinin olmadığı bu tuvaller yarattığı biçimsel heyecan ve keşiflerin yanı sıra içerikle de sıkı sıkıya bağlıdır.
Sanatçı toplumsal sözleşmelerden zararlı çıkmış bireylerin iç dünyasındaki gel-git lere ayna tutarken bastırılmış olan onca tuhaflığı cesurca tuvalin gönderine çeker.
Toplumsal yaşamın kaygı verici gelişmelerinin başında yer alan "baskı", bazen bilinçsiz çocuk yapma olgusunu, bazen kaçış, tedirginlik, arayış ve zaaflara yenilmeyi, sonunda da içe dönüşü beraberinde getirir.
Toplumsal yaşama dair bu olumsuzluklara sırtını dönmek yerine onunla yüzleşen bir sanatçıyla karşı karşıyayız.
devamı www.san... (272) ekleyen Serap Kökten
|
 |
|

 |
 Daha önce İspanya'nın değişik şehirlerinde sergilenen ve son olarak geçtiğimiz Mayıs - Haziran aylarında Valencia'da düzenlenen Sao Paulo - Valencia Bienaline davet edilen Şükrü Karakuş'un büyük eseri BULUŞMA 28 Aralık 2007-12 Ocak 2008 tarihleri arasında İstanbul AKM'de sergilenecek.
Serginin sponsorluğunu Arteleku ve Garage of Art üstleniyor.
Şükrü Karakuş'un "Buluşma", 100 Resim 100 Kişi adlı kurgusu; Mevlana'nın bir şiiri, akrilik boyayla gerçekleştirilmiş 100 tane resim, 99 kişinin fotoğrafı ve bir aynadan oluşuyor.
Sanatçı, 2004-2006 yılları arasında gerçekleştirdiği bu çalışması için şunları söylüyor:
"Genel anlamda sanatsal üretim sürecinin sanatçı açısından tekil olması bu süreci gerçek anlamda okumaya kapalı bir duruma getirir.
Disiplini, üretim biçimi, kurgusu ya da kavramı ne olursa olsun her sanatçının doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendiği kişiler, mekanlar ve anlar vardır.
Bu unsurlar kaçınılmaz olarak üretime yansırlar.
İlk çalışmalarımdan bu yana hem üretim sırasında, hem dışında sürekli olarak monolog/diyaloglar içinde olduğumu farkettim.
Bu temelde üretim anı ve onu etkileyen unsurları aynı düzlemde buluşturma fikri ortaya çıktı.
Buradan, hem çocukluğumdan bu yana beni yapıtlarıyla, yaşama biçimleriyle, varlıklarıyla etkileyen ya da birlikte olmak durumunda olduğum düşünür, yazar, sanatçı, arkadaş, sinemacı ve ailemden insanları resimlerimle, hem de bu grubu ve izleyiciyi kendi aralarında buluşturmayı denedim.
devamı Buluşma: Şükrü Karakuş ekleyen Levent OZLER
|
 |
| 
 |
 1-9 Aralık 2007'de düzenlenen 6. Floransa Çağdaş Sanat Bienali'nde 76 ülkeden 840 sanatçının yapıtları Fortezza da Basso'da sanatseverlerle buluşuyor.
Uluslararası Jüri tarafından seçilen sanatçılar arasında Türkiye'den İsmail Acar, Osman Akcit, İsmail Akınç, Ferda Ardalı, Figen Begen, Yaprak Berkkan, Semra Bulut, Sevil Çaylak, Füge Demirok, Hale Güngör, Nurdan Hatipoğlu, Yurdaer Kalaycı, Gencay Kasapçı, Hülya Kuloğlu, Nilüfer Moayeri ve Seba Uğurtan'ın yapıtları sergileniyor.
2001'den bu yana Birleşmiş Milletler'in 'Dialogue Among Nations / Uluslar Arasında Diyalog" adlı programının resmi ortağı olan Floransa Bienali'nde bu yıl resim, heykel, enstellasyon ve dijital sanat sergileri, çeşitli konferanslar, ödül töreni ile birlikte dünyanın en eski dijital sanat müzesi, L'Ars Electronica Center 'ın 300 m2 lik bir alanda interaktif video gösterimleri gerçekleşiyor.
devamı www.flo... (239) ekleyen Levent OZLER
|
 |
| 
 |
 Sevgi Karay'ın Fraktal 2 Heykel Sergisi ile Sait Halim Paşa Yalısı, Aralık 2007'de sanatseverlere kapılarını açıyor.
Herşey micro ve makro olarak birbirinin tekrarı.
Tıpkı atomun yapısı, güneş sisteminin yapısı gibi.
O zaman biz sonsuz sınırsız yüce yaratılış katmanlarında hangi yazılımın bu maddesellikteki form almış haliyiz?
Sosyolog Meliha Coşkun'a göre sergide yeralan heykeller yaşam ve devinimlerin insan ruhu üstündeki sezgisel izdüşümleri.
Serginin adı, insan aklının kendini kapsayan doğayı fraktal geometriyle matematiksel dile, sezgilerinden öte aklıyla kavrayabileceği bir dile dökme çabasını temsil ediyor: "Kontrolümüz dışında parçası olduğumuz yaşayan doğayı sezgiyle içselleştirilen ve akılla anlamaya çalışılan insanın ikili yapısını görüyoruz."
Sevgi Karay "Metalin ateşle tava gelmesi eşsiz bir yaratım süreci benim için." diyor: "Zıtlıkların birbirini var etme gerilimi, yaşadığımız evrenin temel yasası dualite, heykellerime "sert malzeme/yumuşak formlar" olarak yansıyor.
Bilim, felsefe, sezgilerim, düşüncelerim, algılarım, duyularım... Hepsi birden devreye giriyor.
Benzeri olmayan, ilk kez benim ellerimde ortaya çıkan, bugüne kadar hiç var olmamış yaratıklar, formlar üretmekten keyif alıyorum.
Akan zaman içinde "an"ları donduruyorum.
Sessiz, içe dönük, özgür, sorgulatan, kendinizi tanımak için fırsatlar yaratan bir süreç bu!"
devamı Sevgi Karay: Fraktal 2 Heykel Sergisi ekleyen Levent OZLER
|
 |
|