 |

30 Mayıs 2007 Çarşamba | Levent OZLER
Group Art İstanbul Barselona'da
GroupArtİstanbul İspanya'nın Barselona Kenti'nde Sergi Açıyor

İstanbul'dan bir grup sanatçı 14 Haziran-2 Temmuz 2007 tarihlerinde Barselona Sala Barna Art Gallery'de yapıtlarını sergileyecek.
Sevgi Ürüm'ün tasarımını ve yönetmenliğini yaptığı sergi projesine Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi GSF öğrenci ve mezunlarından oluşan genç sanatçılar katılıyor.
Sergi konsepti; resim, heykel, seramik, digital art, moda tasarımı ve yerleştirme sanatlarından yapıtları içeriyor.
Çağdaş sanat çizgisinde bir misyona sahip olan Sala Barna Galeri'de sergi açacak sekiz sanatçının yapıtları çağdaş bir çizgi ve kavramsal yaklaşımlar gösteren bir vizyonda ortak noktayı buluyor. Birlikte ilk sergi etkinliklerini Barselona'da gerçekleştirecek olan GroupArtİstanbul'un amacı gelecekteki projelerinde yine değişik ülkelerde ve yurt içinde sergiler açmak, sanat fuarlarına ve etkinliklere katılarak bu beraberliği sürdürmek.
Değişik sanat disiplinlerinden ve okullardan genç yetenekleri GroupArtİstanbul çatısı altında biraraya getiren Ürüm; "Genç sanatçıların önünü açmak, bilgi ve deneyimlerimizi onlarla paylaşmak, onların enerjilerini ve sanatsal yaratıcılıklarını desteklemek gerekiyor." diyor.
Sevgi ÜRÜM sergide "Taşlardan Renklere" konseptinden bir grup yağlıboya, akrilik ve karışık teknik resimleriyle yer alıyor.
"1974 Ankara GEE ve AÜ Resim Bl. Grafik Sanatlar mezunu olan Sevgi ÜRÜM; MEB'te, ressam, grafiker, sanat eğitimcisi olarak görevler aldı. EÜ'de resim atölyesini kurarak resim ve desen eğitimi verdi. 1974 yılı itibariyle sanat etkinliklerini düzenli olarak sürdürmekte yurtiçi ve yurt dışında sergiler açmakta, karmalara katılmaktadır. İstanbul Asmalımescit'teki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.
"Sanatçı son çalışmalarında antik çağlara ait mimari nesneleri ve estetik ögeleri kendi düşsel ve güncel potasında harmanlayarak yeniden kurguluyor. Yapıtlar yeniden evrensel boyutta hacim kazanıyor. Soyut kavramsal anlayışa dayanan çalışmalarında, yer yer deformasyona ve stilizasyona başvuruyor. Büyük boyutlu tuvallerinde geniş fırça hareketleriyle oldukça atak ve cesur çalışmalar çıkarıyor ortaya. Renklerin yoğun bir bilgi tabanında bütünleştiğini ve kompozisyona çok boyutlu anlamlar kattığını görüyoruz.
Ressam çağdaş dünyaya, kendini kuşatan mekanlar ve zamanlar arasındaki çelişkiyi, farklılığı ustaca plastik değerler içerisinde sunmayı başarıyor. " İstanbul, Mayıs 2007, Özay ERKILIÇ
MSGSÜ Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü'nde öğrenimini sürdüren Deniz BEŞER halen erasmusla gittiği Sevilla Üniversitesi GSF'de resim ve heykel eğitimi alıyor. Gurubun oluşumunda Deniz'in olumlu katkıları olmuş. 2002'de Şişli Belediyesi'nin düzenlediği Avrupa Yarışmasında metal heykel birincilik ödülü almış. 2002'den itibaren resim ve heykelleri ile sergi, festival ve sempozyumlara katılmış. İllustrasyon ve çizgi resimleri Küstah dergisinde yayınlanmıştır. Deniz BEŞER çalışmalarını şöyle anlatıyor: "Resimlerim kişisel ve evrensel günlüklerin biraraya gelmesi ile oluşur. Herşey resme dahil olabildiği gibi küçük hikayelerin toplamı da bir bütüne ulaşır. Güncel olayların anlatımını farklı dillerde (İng. İsp. Türkçe) yaparak bu dilleri konuşan insanlara çeşitlemeli anahtarlar sunuyorum. Bu ipuçları ile resmi izlerken oyunda yer almalarını istiyorum. Çözüme ulaşmaları ise oyunun finalidir. Mizahi anlatım tarzını benimsiyorum. Mizahın eleştirel gücü, güldürüp ağlatması onu özel kılıyor. Sokak sanatçıları üzerinde çalıştığım ayrı bir alan. Sokaklarda yaptığım işlerden (müzik, resim) tuvallerime sıçrayan bir şey o da. Böylece akademik eğitimle sokağın verdiklerinin birleştiği bir sentez oluştu resimlerimde. "
MSGSÜ Seramik ve Cam Tasarımı son sınıf ğrencisi olan Emel SEZER, YTÜ Serigrafi programında baskı teknikleri üzerine eğitim almıştır. Cahide Erel sanat atölyesinde ve Beykoz Cam Ocağı'nda çalışmalar yapan SEZER, çeşitli karma sergilere katılmıştır.
Antik Yunan anfora ve toprak kaplarından yola çıkarak çağdaş bir form anlayışına yöneldiği heykellerinde iki formun tek bir forma dönüşümü ve bunun bir kesit halinde gösterilmesi ile yeni bir biçime ulaşılması yapıtına özgün bir anlatım kazandırmıştır. Her bir form aynı konsept içinde birbirinden bağımsızdır. Kesitlerin içindeki formlar daha baştan kesitin bütününü içinde barındırır. Hem de farklı bir forma dönüştürerek izleyiciyi şaşırtır.
MSGSÜ Tekstil ve Moda Tasarımı'ndan 2006'da mezun olan Evrensel ÜRÜM, okulda Resim ve Fotoğraf bölümlerinden dersler almıştır. 2006 Uluslararası İstanbul Tasarım haftasında yapıtları sergilenme ödülü almıştır. Yağlıboya ve suluboya resimleri ile sergilere katılmıştır. Çalışmalarında değişik malzemeler ve teknoloji kullanmayı tercih ediyor. Sala Barna'da her iki uygulama alanı olan, tasarım ve resim çalışmalarından yapıtlarını birlikte sergileyecek. Populer tasarımcıların moda dergilerinde yayınlanmış prete- portelerinden(hazır giyim), onlardan yapıbozumcu ataklarla bir hot-couture yaratılmış.
Evrensel Ürüm moda tasarımlarında etnik figürler ve etnik ögeleri kullanıyor.
Resimleri için ise şöyle diyor:"Tuval üzerine yağlıboyalar. Bunda şüphe yok. Ancak hepsi el-yapımı. Bütün resimler fırça veya diğer araçlar yerine el, parmak, tırnak vs ile boyandı. Google'den rastgele bulduğum insan yüzleri; isimsiz, yurtsuz olan, sadece dijital imajlar. Daha baştan, teknolojik olarak, kendiliğinden yabancılaşmış modeller. Bu portreler kir-estetiği ile yeniden yapılandırıldı. "
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Marmara Ün. AEF Resim Eğitimi Bölümü'nden 1975'te mezun olan Taç DEMİRCİ, dijital ortamda oluşturduğu soyut kompozisyonları ile sergiye katılıyor.
"Çalışmalarımda çıkış noktası olarak "an" kavramını ele aldım. İnsanın, yaşadığı ortama kolayca entegre olan ve aynı zamanda kolayca soyutlanabilen yapısını sorguluyorum. Aidiyet ve sahiplenme duygularımızı ne kadar iyi kontrol edersek çağımızı o kadar iyi algılayabiliriz. Dünyamızı oluşturan bütün medyatik, görsel, düşünsel, göreceli olan olmayan unsurları ortadan kaldırdığımızda, kendimizi derinlerde, nereye, neye ve kime ait olduğumuz fikriyle başa çıkmaya çalışır halde buluruz. Hepimizin cevapları farklıdır. İşte ben de kendi iç denizimde kendi cevaplarımı araştırarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Kendimi yoğun olarak "şehir yaşamına" ait hissediyorum."
MSGSÜ Seramik ve Cam Tasarımı bölümünde öğrenimini sürdüren Sedef KARAKAŞ, resim çalışmalarını da sürdürerek sergi etkinliklerine katılmaktadır.
Resimlerinde çizgi dilini ve illüstrasyonu temel ögeler olarak kullanmakta, kavramsal yaklaşımla şehir ve insan figürlerini minimal renk anlayışı içinde konumlandırmaktadır. Çizginin siyah beyaz gri renk efektleriyle dinamizmi oluşturduğu kompozisyonlarında küçük lekesel bir alan oluşturan bir ana renk, bir parça kırmızı tüm grafik ögeleri resimselleştiriyor.
MSGSÜ Seramik ve Cam Bölümünden mezun olan Zeynep SAĞLAM, halen bir heykel atölyesinde çalışıyor. Sergiye cam heykelleri ile katılan sanatçı, heykellerini mitolojik bir figür olan "İkarus"un kanatlarından yola çıkarak oluşturmuş. Dinamizm ve hareket formun kompozisyon ögesidir. Form elemanları planlara ayrılıp benzer birimler elde ettikten sonra bir merkez baz alınarak kaydırma sistemiyle birimler birbirine yapıştırılmış ve form meydana gelmiştir. Zeynep Sağlam'ın cam heykelleri; mitolojide İkarus'un kanatlarının güneş ışınları tarafından eritilmesine nispet yaparcasına ışıldıyor.
DİCLE ERVER halen Marmara Üniversitesi GSF Heykel Ana Sanat Dalı öğrencisi. YTÜ 'de Birleşik Sanatlar Bölümünde iki yıl eğitimden sonra okulunu değiştirmiş. Sergiye "Stencil"türünden yola çıkışla yapmış olduğu bir yerleştirme çalışması ile katılan Dicle ERVER sokaklara duvar spreyi ile illegal olarak yapılan stencil'lerden etkilenerek , kağıda püskürtme tekniği ile oluşturduğu fonlar üzerine çengelli iğneleri değişik biçimlerde yerleştirip bir dizi foto-blok oluşturmuş. Çengelli iğnenin birleştireceği şeyi önce delmesi fikri onu kavramsal bir konsepte taşımış." Anlatmaya çalıştığım şeyi direkt ifade etmek ve izleyiciyi hikaye üzerinde düşündürmek istedim. Bunun için çalışmamı olduğunca minimal hale getirdim. Siyah ve beyazı bu nedenle tercih ettim. Bu proje;yarattığım kişinin bireysel varoluş çabasını, farkındalığını, toplum içindeki durumunu, aklıma takılan sorunsalları hayata geçirdiğim ve izleyenlerle paylaştığım bir çalışma oldu".
|
 |
|