 |

16 Temmuz 2005 Cumartesi | Elif Sungur
Uluslararası İstanbul Mimarlık Bienali
2. İstanbul Mimarlık Festivali
İstanbul Mimarlık Festivali Uluslararası İstanbul Mimarlık Bienali'ne Dönüşüyor!
İstanbul Mimarlık Festivali, Uluslararası İstanbul Mimarlık Bienali'ne dönüşüyor. Türkiye'nin ilk mimarlık bienali olma özelliğine sahip bu organizasyon 3-30 Nisan 2006 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da desteklediği Bienal, uluslararası mimarlık ortamını her iki yılda bir İstanbul'da buluşturmayı hedefliyor.
Küratörlüğünü İhsan Bilgin ve Nevzat Sayın'ın üstlendiği "Su ve Asfalt" temalı festival programının, gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışından gelen katılım taleplerinin yoğunluğu nedeniyle kapsamı ve süresi genişletilirken, bu etkinliğin iki yılda bir yapılmasına ve süresinin dört haftaya çıkarılmasına karar verildi. Bienal'e çalışmalarıyla katılacak kişi sayısı Temmuz ayı itibariyle 300 kişiyi aşarken, bienal süresince izleyici sayısının da 20.000'i bulması hedefleniyor.
UIA 2005 Dünya Mimarlık Kongresi süresince Türkiye'nin gündemine oturan "mimarlık", İstanbul'un uluslararası bir mimarlık organizasyonuna ne kadar iyi bir evsahibi olabildiğini de gösterdi. Bu organizasyonun sinerjisinin eksilmeden devam edebilmesi amacıyla 2. Uluslararası İstanbul Mimarlık Bienali, 2006 ilkbaharında İstanbul'u tekrar mimarlarla buluşturacak. İki yılda bir düzenlenecek olan Bienal dünya mimarlık gündemini Türkiye'ye taşıyacak.
Mimarların kendi çalışmalarını sunduğu sergi ve konferanslar, toplantılar, atölye çalışmaları, Türkiye'den ve yurtdışından kuramcıların yeni bakış açılarını sunduğu konuşmalar ile disiplinlerarası buluşmalar ve film gösterimleri Bienal'in etkinlikleri arasında yer alıyor. .
Daha önce 2005 sonbaharında düzenleneceği ilan edilen festival için planlanan ve programa dahil olan tüm çalışmalar Bienal'de aynı şekilde yer alırken, süresi geçtiği için başvuruları kaçıranlar Ekim ayı sonuna kadar çalışmaları ile birlikte Arkitera Mimarlık Merkezi'ne başvurabilecekler.
Arkitera Mimarlık Merkezi, ilk İstanbul Mimarlık Festivali'ni 4-9 Ekim 2004 tarihlerinde gerçekleştirmiş ve festival tüm mimarlık dünyasında büyük yankı yaratmıştı. Kısa sürede hazırlanmasına rağmen Türkiye'nin ilk mimarlık festivali, eleştirmenler tarafından yoğun programı ve kurgusu ile Venedik, Rotterdam ve Pekin Mimarlık Bianelleri ile kıyaslanacak kalitede bulunmuştu.
Bienal Teması: Su ve Asfalt Çok değil: 50 yıl öncesine kadar, asfaltlanmış otoyollar ve üzerlerindeki otomobiller dünyayı giderek daha büyük bir hızla kaplamaya başlamadan önce, su yolları kara yollarına oranla çok daha hızlı ve güvenliydiler. Dolayısıyla da şehirlerin coğrafi dağılımları, aralarındaki örüntü ağları su tarafından belirleniyor, denizler, körfezler, göller, boğazlar ve nehirler şehirleri birbirlerine bağlıyorlardı. Akdeniz'in doğusu ve batısı, Ege, Marmara, Tuna, Ren vd. kendi başlarına kültürel iklim tanımlamaya yetecek güçte birer omurga anlamına geliyorlardı. Sadece aralarındaki örüntü bakımından değil, şehirlerin kendileri de yaslandıkları denizler, içlerinden geçen nehirler ve kanallar, kenarlarına iliştikleri körfezler tarafından şekillendiriliyordu. Su kapılarının kara kapılarına oranla daha hareketli ve enerjik olmasının nedeni, şehirlerin yüzlerini karadan ziyade suya dönmesiyle ilişkiliydi...
Sanayi devriminin başlıca icatlarından olan demiryolunun bu denklemi alt-üst edecek derecede etkin olamamasının nedeni, başlangıçta insan taşımacılığından ziyade mal taşımacılığı için kullanılmasıydı. Gerek şehirlerarası örüntüleri, gerekse de şehirlerin içsel yapılanmalarını tamamen değiştiren, eksenlerini sudan karaya doğru çevirerek yüzyılların birikimine meydan okurcasına yenileyen son 50 yılın otoyolları ve otomobilleri oldu. Otoyollar şehirlerin dokusunu karaya doğru sınırsızca genişletmekle ve aralarındaki sınırları eritmekle kalmadı, şehirlerin tarihlerinde tanık olmadıkları yepyeni bir modern yerleşme örüntüsünün ve kültürünün meydana gelmesine de aracılık etti...
Ancak su kenarlarına göre şekillenmiş eski örüntüler, en azından onların belli-belirsiz izleri de tamamen ortadan kalkmadı: Birbirleriyle iddialaşan, çekişen, birbirlerinin üzerine binen ikili bir yapı oluştu böylelikle şehirlerin eski ve yeni kurguları arasında: suya ve asfalta doğru çekilen; su ve asfalt tarafından belirlenen... 2. Mimarlık Festivali'nin teması bu karşıtlık üzerine kuruluyor. Başta son derece kendine has bir su şehri olan İstanbul olmak üzere, eski kervan yolu örüntüleri üzerinde kurulmuş olanların dışındaki Türkiye şehirlerinin otoyol ağlarının keskin müdahalesine maruz kaldıktan sonra geçirdiği mekânsal dönüşüm, kara yoluyla su yolunun birbirlerine karşı meydan okuması perspektifi üzerinden konu edilecek. Suyla asfaltın mekân üzerinde bıraktığı izler sürülecek...
Uluslararası İstanbul Mimarlık Bienali: http://www.arkienal.org

|
 |
|