
14 Ekim 2007 Pazar | Levent OZLER
Olağandan Sonra: Siemens Sanat'ın Yeni Sergisi

Siemens Sanat, 7 Kasım'da açılacak olan "Olağandan Sonra" isimli sergi ile bugüne kadar gerçekleştirilenlerden oldukça farklı bir projeyle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Pentür, yani boyamanın öne çıktığı resimlerden oluşan sergi, geleneksel yöntemlerle de güncel yapıtların ortaya çıkarılabileceğine dair bir öneride bulunuyor.
"Olağandan Sonra"nın küratörleri T. Melih Görgün ve Mürteza Fidan bu sergiyle, resmin güncel sanattaki yerine ilişkin önyargıyı tartışmaya açmayı hedefliyorlar.
Genelde film, yerleştirme, çoğaltım ve formlardan oluşan çeşitli uygulamaların hakim olduğu güncel sanatta "resmin" yerini sorgulayan sergi, yapıtın malzemede değil, fikirde değerlendirilmesi gerektiği; sadece teknolojik bir uygulama ile yapılmış bir yapıta çağdaş denilemeyeceği gibi, geleneksel yöntemlerle de çağdaş yapıtların üretilebileceği mesajını vermeye çalışıyor.

"Güncel sanat konvansiyonel bir tarihsel evrilmeye dayanan biçimsel yeniliklerle kendisini yeniden yapılandırmaktansa, şimdiki zamanın sunduğu gerçekliğin içinde yer alarak öneriler geliştirir", diyen serginin küratörleri ayrıca "Sanatçı dinamik hayatın içinde yer alır. Dolayısıyla güncel sanat formları da günlük hayatın içinde keşfedilerek geliştirilir. Esas sorun, izleyici ile tablo arasındaki ilişkide içeriğin kollektif olarak içselleştirilmesidir" diyor ve ekliyorlar "Resim sanatı diğer sanat disiplinlerine karşın, modern-tarihsel bilince tutunarak biçimsel yenilikler oluşturmaktaydı. Oysaki bugün resim sanatı da günlük hayatın düşünsel formlarını üretip kollektif bilince yönelebilmektedir".
"Olağandan Sonra" sergisi sadece iki sanatçının yapıtlarına yer verilmiş olması ile, farklı disiplinden çok sayıda sanatçının yapıtlarının yer aldığı daha önceki Siemens Sanat sergilerinden ayrılmaktadır.
İtalya'da yaşayan Lübnan asıllı Ali Hassoun ve Türkiye'de yaşayan Bulgaristan doğumlu Şenay Kazalova, iki kültürlülüğün izlerini bu sergide yapıtlarına taşıyorlar. Sergi, kültürlerarası sentez yapan, tarzları birbirine çok benzeyen bu iki sanatçının hem yaşları, hem de kültürel birikimleri arasındaki farklılığı yapıtlarına yansıtma biçimlerini karşılaştırma ve kıyaslama yapabilme fırsatı sunuyor.
Ali Hassoun'ın çalışmaları, fonunda yer alan Batı Avrupa sanatından başyapıtların gri-nötr görüntüleri ve sosyo-kültürel baskın göstergeleriyle karşı karşıya getiriyor seyirciyi. Yapıtlar, Ortadoğu'nun gündelik yaşamından kesitlerin ve canlı renklerle yapılandırılmış yerel formların fondaki sahnelerle hesaplaşmaya girişini konu ederek, çok katmanlı okumalara da olanak sağlıyor.
Şenay Kazalova'nın yağlıboya portreleri ise izleyicinin zaman ve uzamına yerleşerek seyirlik bir nesne olmaktan çıkıp kendi muhatabını kendisi seçiyor. Kazalova, izleyicinin rolünü ödünç alarak onu yerinden edip, izlenen konumunda yeniden üretiyor. Bu durum silinmiş soğuk portrelerdeki bakış ile izleyen (izlenen) arasındaki güç gösterisinin (karşılıklı-eylemsellik) dönüşmesi olarak ifade ediliyor. Bu dolayımlı mübadelede, izleyiciyi cüretkâr bakışın etkin gücüne maruz kalıyor.
"Olağandan Sonra" sergisi 7 Kasım-21 Aralık tarihleri arasında haftanın her günü 10:00-19:00 saatleri arasında Siemens Sanat'ta ziyaret edilebilir.
|