 |

7 Temmuz 2004 Çarşamba | Levent OZLER
Devrimci Konsey Türkiye Tasarım Konseyi
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin Önderliğinde Kurulacak Olan Türkiye Tasarım Konseyi; Türk Tasarımcılarını, İhracatçılarını Ve Sanayicilerini Bir Araya Getirerek Dünyanın Değişen Değerlerine Ayak Uydurmayı Hedefliyor.
Türkiye İhtaçatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı heyecanla, "Biz yola Türkiye'nin rekabet gücünü artırmak için çıktık", diyor. "Devletimiz, üzerimize yüklediği dolaylı ve dolaysız vergilerle rekabet gücümüzü hırpalıyor. Çok borç yapmışız. Har vurup harman savurmuşuz. Şimdi de bunun bedellerini ihracatçıya, üreticiye ödetiyoruz oysa ki ihracat tek çıkış yolumuz. Türkiye Tasarım Konseyi, bu sıkışma içinde hayata geçirmeye çalıştığımız yaratıcı çözümlerden birisi. Rekabet gücümüzü artırmak zorundayız. Ürün ve hizmetlerimizi farklılaştırmak ve bunun için ürünlerimizi, fikirlerimizi hatta tüm toplumu yeniden tasarlamak gerek", diye devam ediyor.
Bazı işler vardır ki, ürettikleri tarihsel sonuçlarla anılırlar. Kendisinden sonraki süreçler üzerinde öylesine derin izler bırakırlar ki bu yolla tarihe geçerler. Türkiye Tasarım Konseyi de böyle bir çalışma. Amaç Türkiye'nin tasarımcısını Türkiye'nin ihracatçısı ve sanayicisi ile uluslararası rekabet için bir araya getirmek. Tasarımı, Türkiye açısından saygın ve stratejik bir mesele olarak ele alınmasını sağlamak.
Bu konsey Türkiye'ye ne katacak diye soruyoruz Oğuz Satıcı'ya. Hafif bir iç geçirerek şöyle yanıtlıyor sorumuzu: "Türkiye bugüne dek dünyaya mal yapıyordu. Artık dünyaya mal yaparak kaliteyi ve verimliliği öğrendik. Şimdi dünyaya mal satmalıyız. Mal yapmaktan mal satmaya giden yol oldukça çetin. Önce tasarlamak ve farkınızı yaratmak zorundasınız. Bu iş gerçek bir seferberlik gerektiriyor. Nasıl rahmetli Özal döneminde bir ihracat seferberliğine girişmiş ve başarmışsak, şimdi de bir tasarım ve yaratım seferberliğine girişmemiz gerekiyor. Türkiye Tasarım Konseyi, Türkiye'nin tüm tasarım gücünü ihracatımız ve sanayimiz için maksimum seviyede harekete geçirmeyi amaçlıyor. Konseyin tüm tasarım disiplinlerini kapsayan yapısı doğru stratejik hedeflerle birleştiğinde, ortaya çok önemli bir enerjinin çıkacağını ve bu enerjinin sanayimizin ve KOBİ'lerimizin ihtiyacı olan tasarım gücünü karşılayacağını umuyoruz. Bugün 60 milyar dolarlar seviyesine yaklaşan ihracatımızı, ürün miktarını hiç değiştirmeden yalnızca tasarım yapısını ve satış modelimizi değiştirerek 100 milyar dolarlar seviyesine çekmek mümkün."
Oğuz Satıcı'nın vizyonu karşısında heyecanlanmamak elde değil. Türkiye Tasarım Konseyi, büyük bir altyapı projesi. Sonuçlarını uzun vadede göreceğimiz işlerden aynı zamanda. Oğuz Satıcı'nın heyecanına tasarımcılardan karşılık alıyoruz.
Moda tasarımcısı Arzu Kaprol "Aslında geç bile kaldık!", diye başlıyor söze. "Tasarımın tüm alanlarını bir araya getiren ve Türkiye'nin tasarım stratejileri üzerine kafa yoran ve pratik faaliyet üreten bir kuruma çoktandır ihtiyacımız vardı. Tasarım artık inter disipliner bir iş. Endüstri tasarımcısının moda tasarımcısına, moda tasarımcısının iletişim tasarımcısına karşılıklı katacağı çok şey var. Türkiye Tasarım Konseyi'nin, tüm bakış açılarını ve olanakları bir araya getiren bir mikser işlevi göreceğini umuyorum. Türkiye'nin bugün durduğu noktadan daha ileri gitmesi şart. Ancak bu iş, artık markalı ürün ve mallar yapalım arkadaşlar, demekle olmuyor. Bunun için ülkenin yaratıcı kaynaklarının kolay akabildiği kültürel bir atmosfer içine sokulması ve yaratıcı endüstrilerin oluşturulması şart."
Yenibosnada'ki Dış Ticaret Kompleksi'nde Türkiye Tasarım Konseyi Kurucular Kurulu'nun tartışmaları hayli zengin bir bileşimle yapılıyor. Tüm tasarım disiplinlerinden ve tasarım konusunda eğitim veren üniversitelerden birer temsilcinin katıldığı çalışmada ayrıca bağımsız tasarımcılar da yer alıyor.
TİM Genel Sekreter Yardımcısı Seda Lafçı'nın koordine ettiği Türkiye Tasarım Konseyi toplantılarının ilkinde TİM Genel Sekreteri Prof. Emre Alkin, "Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde İtalya'yı sollaması için gereğini yapacak olan müstakbel kuruluşumuzun ilk bileşimini açıyorum" sözleri ile başlattı toplantıyı. Toplantılar son derece yoğun ve zamanla çok heyecanlı tartışmalara sahne oluyor. Grafikerler Meslek Kuruluşu (GMK) Başkanı İlhan Bilge "Bu yapı bir tasarımcılar örgütü değil, bir tasarım örgütü olmalıdır. Üyelerinin sorunlarından çok, tasarımın sorunları ile ilgilenmeli ve tasarımın promosyonunu yapmalıdır.", derken ekliyor; "Kendi bürokrasisine boğulmuş hantal ve ağır bir örgütten kaçınmalı. Tasarımın sanayi ile iç içe geçmesine dair stratejik sorunlarla ilgilenmeliyiz."
Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK) İstanbul şubesi Başkanı Alpay Er de meseleye temkinli ve dikkatli yaklaşmak gerektiğini, kurucuların tarih karşısında sorumlu olduklarını belirtiyor. "Biz ETMK olarak bu işin hayalini yıllardır kuruyoruz. Bu nedenle bu çalışmaya önderlik eden TİM'i yürekten destekliyoruz. Ancak Türkiye Tasarım Konseyi'nin, Türkiye'deki tasarım disiplinlerinin özgünlüğünü en iyi şekilde yansıtacak yapıda özerk, çoğulcu, şeffaf denetime açık; dar çıkar gruplarının ve politik odakların etkilerinden uzak bir şekilde gerçekleştirilmesi için hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Bu şekilde Türkiye Tasarım Konseyi gücünü Türk tasarımcısından alan meşru, güvenilir, işe yarar ve saygın bir yapı haline gelebilir.", diyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nigan Bayazıt da Tasarım Konseyi'nden oldukça umutlu: "Türkiye Tasarım Konseyi uzun süredir kurulmasını beklediğimiz bir kurumdur. Tasarımın endüstrinin ve toplumun gündemine taşınması, TİM'in öncülüğünde yeni kurulacak olan Türkiye Tasarım Konseyi'nin en önemli görevlerinden biri olacaktır. Ayrıca Türk tasarımının dünya çapında tanıtılması, başka ülkelerde bu görevi uzun yıllardır yapmakta olan tasarım kurumları gibi ancak bu konsey sayesinde sağlanabilir. Tasarım aynı zamanda kültürel bir göstergedir. Ülkelerin maddi kültürü tasarım ile dış dünyaya yansıtılmaktadır. Teknoloji ve sanatın bir kültürel bütünlük içinde bir araya tasarımla geldiği bilinen bir gerçektir. Türk tasarımının bir marka olabilmesi ancak Türkiye Tasarım Konseyi gibi bu görevi yüklenmiş güçlü bir yapıyla ve büyük uğraşlar sonucunda elde edilebilir. Bu konseyin en güçlü katkılarından biri de mutlaka her düzeydeki tasarım eğitiminin ve bilincinin yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda olacaktır. İyi bir tasarım eğitimi teknolojik ve ekonomik gelişmelerin zorunlu bileşenidir. İyi bir eğitim kadar yeni tasarımlar için gerekli tasarım araştırmaları da geleceğin tasarımcılarını ilgili yeni teknolojilerle ve çağdaş gelişmelerle donatacaktır."
Sürecin koordinasyonunu yapan Seda Lafçı, konseyin kurulması sürecinde tüzük komisyonu tartışmalarının üyeliğin kurumsal mı, bireysel mi olması gerektiği üzerine yoğunlaştığını söylüyor. Tüzük komisyonuna toplantı başkanlığı yapan ve yıllardır ihracatçı birlikleri ve meslek örgütleri içinde çalışma deneyimi olan Tamer Müftüoğlu'nun "Önemli olan başlangıç için uzlaşmaktır. Bu işlerde kervan biraz da yolda düzelir. Mükemmelin, iyinin en büyük düşmanı olduğunu unutmamak lazım." sözlerini göz ardı etmemek gerek.
Peki kaynak meselesi ne olacak? Bu yapının yasal zemini ve kaynakları nasıl sağlanacak? Bu konuda TİM Başkanı Oğuz Satıcı'nın cümleleri çok net. "Türkiye elindeki sınırlı kaynakları artık doğru kullanmak zorunda. Tasarıma ve tasarımcımıza yapacağımız her türlü yatırım, karlı yatırımdır. Bırakın kısa vadeli karımızı ve rekabet meselemizi; bu ülkenin yaratıcı kaynaklarını seferber etmek özlediğimiz uygar ve değişime ayak uyduran Türkiye'nin oluşması için çok temel bir meseledir. Biz, Türkiye Tasarım Konseyi'nin verimli olması için gerekli kaynak ve altyapı çalışmalarını hükümetimiz ve ilgili bakanlıklarımızla birlikte oluşturacağız. Bu konuda hem bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen hem de Erkan Mumcu ile birlikte çalışıyoruz." Oğuz Satıcı ayrıca Türkiye Tasarım Konseyi meselesine kısa vadeli bir pragmatizmle bakmadıklarını, tersine bu meselenin Türkiye açısından çok tarihsel bir mesele olduğunu da söylüyor. "Biz aslında Türkiye'nin sorununun iktisadi olmaktan çok kültürel olduğunu söylüyoruz. Türkiye'nin değerler sistemi yeniden yapılandırılmalı. Önceliklerimiz ve hassasiyetlerimiz değişen dünyanın ihtiyaçlarına ayak uydurmalı. Bu anlamda tasarım ve yaratıcılık, içinde yaşadığımız bin yılın yükselen değeridir."
Türkiye dünyadaki yerini ararken yeni sorular soruyor ve cevaplar arıyor. Türkiye Tasarım Konseyi de bu arayışın mecralarından birisi. Eğer kurulur ve vaadlerini yerine getirirse Türkiye'nin değişim ve gelişimine gerçek anlamda "devrimci" bir katkı yapma olasılığı uzak değil.
Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK) ve Grafikerler Meslek Kuruluşu (GMK) temsilcileri; İTÜ, ODTÜ, Marmara ve Mimar Sinan Üniversiteleri tasarım bölümleri öğretim üyeleri ile moda tasarımcılarının katıldığı Türk Tasarım Konseyi'nin üyeleri şunlar:
Akın Nalça, Ali Bakova, Alpay Er, Arzu Kaprol, Bahar Korçan, Burcu Kayalar, Burhan Özkan, Bülent Aral, Derin Sarıyer, Emre Aklin, Gamze Güven, Gaye Çevikel, Gülay Hasdoğan, Hakan Ertem, Hakan Kaynak, Hüsamettin Koçan, İlhan Bilge, Koray Malhan, Naz Evyapan, Nigan Bayazıt, Önder Küçükerman, Seda Lafçı, Seda Tezsezen, Sertaç Ersayın, Süleyman Orakçıoğlu ve Tamer Müftüoğlu.
Burhan Özkan Turkishtime - TİM yayin Organi, Haziran 2004
http://www.dexigner.com/urun/haberler-g2010.html

|
 |
|