
29 Eylül 2005 Perşembe | Levent OZLER
İlkay Günerli - Gecenin Kraliçesi: Kına
Gece karanlık ancak renkli. Kadınlar kızlar en güzel kıyafetlerini giyinmiş gecenin kraliçesine hazırlanmakta. Bir yanda müzikler çalınmakta, diğer yanda yemekler yenmekte.
Herkes seremoniye hazır. Ve büyük an geliyor. Gecenin kraliçesi eller üzerinde taşınıyor. Usta ellerden gelinin eline, tüm duyguları yansıtacak şekilde kına yakılıyor. Motiflerin arasında biryere damadın adı da işleniyor. Marifet adını iyi gizlemekte. Eğer damat kına gecesi sonunda gelinin elindeki motifler arasında kendi adını bulursa, evlilikte onun sözü geçiyor Hint inanışına göre. Ama şimdiye dek pek adını bulabilen damat olmamış!
Diğer bir Hint inanışına göre kına , gelinin elinde ne kadar uzun kalırsa, kayınvalide gelinini o kadar çok seviyor.
İşte tasarımcı İlkay Günerli bu Hindistan kına Gecesi seremonisinden çok etkilenmiş ve ilk kişisel sergisini bu konuda hazırlamış.
Tamamı el yapımı ve ünik olan mücevherlerinde, hint kınası motiflerinden etkilenen Günerli, 'her parça tek tek elde işlendi, tüm kıvrımlara, kınanın yüzey üzerindeki eşsiz motifleri yansıtıldı' diyor.
Pırlanta, zümrüt, yakut, safir vb. Taşlar kullanılarak 24 ayar altın ve gümüşten yapılan mücevherler kendini kraliçe hissedenleri bekliyor.
11 Kasım 2005 tarihinde Ayasofya Müzesi Sergi Salonunda açılacak The Queen of the Night: Henna konulu 40 parçalık mücevher sergisi 3 gün sürecek.
Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme mezunu tasarımcı, 5 yıllık bankacılık sonrası, 2001 yılında doğan kızıyla beraber, kariyer hedefini değiştirerek, hem evinde annelik yapmış hem de tasarıma başlamıştır. Bu süre içerisinde Akademi İstanbul kuyumculuk bölümüne 1 yıl eğitim almış ardından Mehmet Kabaş atölyesine kısa bir süre devam etmiştir.
Profesyonel anlamda tasarımcılığa, Kapalıçarşı'nın çılgın tasarımcısı Sevan Bıçakçı ile başlamış, hayallerini mücevherlere yansıtmayı ondan öğrenmiştir. Sevan Bıçakçı'nın Büyülü Taşlar koleksiyonun hazırlanmasına katkıda bulunmuştur. Daha sonra Kapalıçarşı'da serbest çalışmış, tasarımları mücevher fuarlarında sergilenmiştir.
6 aydır evindeki atölyesinde Queen of the Night : Henna(Gecenin kraliçesi: Kına) konulu sergisine hazırlanmaktadır.
Mücevherlerini tasarlamadan önce uzun süre hazırlık yapıp, konuyla ilgili incelemeler ardından, en ince detayları değerlendiren tasarımcı geceleri bile uykusundan uyanıp çizim yaptığını belirtiyor.
Yaptığım mücevherleri önce kendim beğeniyorum, takıp takıştırıp saatlerce aynada mücevherlerime bakıyorum diyen İlkay Günerli hayallerini mücevherlere yansıtmaya devam edeceğini belirtiyor.
Tasarımcı, Ayasofya Müzesi'ndeki sergisi sonrasında 2006 yılı bahar-yaz döneminde açmayı planladığı 2 . sergisi için şimdiden hazırlıklara başlamış durumda...



|