 |

3 Şubat 2006 Cuma | Levent OZLER
İnegöl Mobilyası Markasını Arıyor
Mobilyada dünya vizyonunu yakalamayı başaran İnegöl, artık geleceğe daha emin bakıyor. İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Hamdi İdil, 5 yıl öncesini bir milat olarak kabul ediyor. İnegöl merkez nüfusu 100 bini aşan, belde ve köyleri ile birlikte 180 bini bulan Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri. 2500 yıllık geçmişe sahip ilçe, tarihi İpek yolu üzerinde yer alıyor. Dört tarafı ormanlarla çevrili ilçede, ağaç işçiliği 100 yıllık bir geçmişe sahip. Ahşap işleme sanatı 1900'lü yılların başında Bulgaristan'dan özellikle de Domaniç'ten gelen ustalarla; fırın küreği, fıçı, fayton, at arabası ve araba tekerleği üretimi ile başlamış.
Ürettiklerini yurt geneline göndermeye başlayınca ilçenin adı bütün Türkiye tarafından bilinir hale gelmiş. Bir dönem, 'hazeran sandalye' denilen, ağacın özel bir teknikle ısıtılarak bükülmesi esasına dayanılarak yapılan üretim, ilçede yapılan ağaç işçiliğini farklı bir boyuta taşımış. O dönemin en modern ev mobilyası unvanına sahip hazeran sandalye, İnegöl'ün ağaç işçiliğindeki ağırlığını daha da perçinlemiş. 1960'larda, 20 - 30 kişinin çalıştığı işletmelerde fabrikasyon üretimle tanışılmış. 1980'lerden sonra üretimin miktarı da çeşitliliği de artmış. Hatta o yıllarda; Suudi Arabistan ve Libya'ya klasik barok tarzı mobilyalar ihraç edilmiş. 2000'li yıllara kadar devam eden biraz da piyasanın talebiyle, işçiliğin ve malzemenin alt seviyede kullanıldığı 'halk tipi' mobilya üretimi, İnegöl isminin kalitesiz mobilya ile özdeşleşmesine neden olur. Bu süreç uzun süre devam eder. 2000 yılı yani milenyumun başlangıcı İnegöl için yeni bir sayfa açılmasını sağlar. Yıllardır sürdürülen kalite çıtasını yükseltme çabaları olumlu sonuç verir. 100 ülkeye ihracat yapılıyor Mobilyada dünya vizyonunu yakalamayı başaran İnegöl, artık geleceğe daha emin bakıyor. İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Hamdi İdil, 5 yıl öncesini bir milat olarak kabul ediyor. Hamdi İdil, 2000 yılı sonrasında İnegöllü mobilya üreticilerinin yurtdışı pazarlarını keşfettiğinin, özellikle de 2001 krizi sonrasında ihracatın önemini kavradığının altını çiziyor: "Modern çizgide, dünya standartlarına uygun ürünlerimizin kaliteli ve hesaplı oluşu yerli ve yabancılara cazip geldi. İnegöl son yılların en popüler ürünü modüler mobilyaya erken adapte oldu. Ankara Siteler ve Kayseri'de olmayan hızlı ve seri üretim avantajı İnegöl'ü farklı kıldı. Burada küçüklü büyüklü 3 bine yakın mobilya işletmesinde ayda; 120 bin yatak odası, yemek takımı, oturma odası, koltuk takımı üretiliyor. 100'ü aşkın ülkeye de ihracat yapılıyor. 2000 yılında 1 milyon dolar olan mobilya ihracatı, 2004'te 32 milyon doların üzerine çıktı. 2005 yılı hedefimiz ise, 40 milyon doları geçmek. İhracatın büyük bölümünü AB üyesi ülkelere yapıyoruz. AB kriterlerine uygun mobilya üretmesek bu ülkelerin kapısından dahi giremeyiz." Güncel ve kaliteli mobilya üreterek yurtiçinde ve yurtdışında yok satan İnegöllü üreticilerin en büyük sorunu ise yer sıkıntısı ve kalifiye eleman eksikliği.
İlçede meslek lisesi ve meslek yüksekokulunda, mobilya ve dekorasyon bölümü bulunmasına karşın, okul üreticilerin beklentilerine cevap vermiyor. Özellikle koltuk üreticileri bu durumdan çok şikayetçi. Üreticiler kalifiye işgücünü ilginç bir yöntemle karşılıyor. İlçenin gözde mobilya firmalarının tecrübe kazanmış isimleri, daha yüksek rakamlarla kadroya dahil edilerek sorun çözülüyor. Okan Koltuk sahibi Okan Güler de, kalifiye eleman konusunda sıkıntı yaşayanlardan. Güler, meslek lisesi ve yüksekokuldan mezun olan öğrencilerin pratik konusunda yetersiz olduğunu vurgulayarak, "Okul var; ama ihtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak. Piyasada tasarımcı ve koltuk döşemecisi açığı var. Bu bölümün eğitimi okulda yok. Meslek yüksekokulu mezunları ise masa başı haricinde iş kabul etmiyor." şeklinde konuşuyor. İnegöl'ün büyük markaları yok İlçedeki organize sanayi bölgesinin tamamen dolu olması da çözülmesi gereken bir sorun olarak görünüyor. İşini büyütmek isteyen ya da çok ortaklı büyük bir işletme kurmak isteyenler yer sıkıntısı çekiyor. İnegöl'e Türkiye'nin en modern tesislerinden birini kuran Çilek Mobilya'nın tarım arazileri arasında kalması bu durumun en bariz örneği. Yıllardır gündemden düşmeyen "Mobilya Sanayi Bölgesi" için, sona gelindiği konuşulmasına rağmen henüz somut bir adımın atılmaması üreticileri zora sokuyor. İnegöl'ün mobilyacı kökenli Belediye Başkanı Alinur Aktaş, konunun takipçisi olduklarını kaydediyor. Aktaş, Yenişehir sınırları içinde sanayi sitesi olabilecek büyük bir Hazine arazisi tespit ettiklerini belirterek şunları söylüyor: "2007 yılı içinde şekillendirmek için girişimlerimiz mevcut. Yatırımcı arazi olmadığı için kapasite artıramıyor, geleceğe yönelik büyük projelerin altına imza atamıyor. Milletvekillerimiz aracılığı ile konuyu yakından takip ediyoruz." İnegöl mobilyası revaçta olunca, başka meslek gruplarından birçok insan da sektöre yatırım yapma ihtiyacı duyuyor. Yeni mobilyacılar arasında kuyumcu, dövizci, muhasebeci, müteahhit bulmak mümkün. Piyasaya giren firmaların çok hızlı mesafe alması, düşünce aşamasında olanları yatırım için harekete geçiriyor. Sektördeki canlanma ilçedeki yabancı plakalı araçların sayısıyla da kendini belli ediyor. Sektörün yeni firmalarından Dilay Mobilya'nın sahibi Azmettin Gündüz, Türkiye'nin dünya mobilya pazarındaki payının hâlâ istenen düzeyde olmadığını vurguluyor; "Türkiye'nin modüler mobilya talebinin büyük çoğunluğunu İnegöl karşılıyor. Taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Fakat büyümek için ne arazi mevcut ne de imkan. Daha büyük iş yapmak için, büyük sermayelere, büyük düşünen yatırımcılara ihtiyaç var. İnegöl tıpkı Kayseri'nin yaptığı gibi birkaç büyük mobilya markası çıkarmak zorunda." Modüler mobilya revaçta İlçedeki mobilyacıların büyük çoğunluğu koltuk ve modüler mobilya konusunda yoğunlaşmış durumda. Bu durum Türkiye genelindeki talebinde bir neticesi. Klasik ahşap mobilyaya göre fiyatın ucuz, işçilik maliyetinin düşük, montajın kolay ve görünümün daha estetik olması üreticilerin tercihinin modüler mobilyadan yana olmasında etkili olmuş. Koltukta ise modern görünümlü çeşitler daha fazla rağbet görüyor. Üretilen modern koltuklar, Türk insanının beklentilerine uygun özellikleriyle de dikkat çekiyor.
Büyük çoğunluğu ya yatak oluyor ya da baza. İnegöl'de modern koltuk ve modüler mobilya üretiliyor dediysek, bu iş eskisi gibi el yordamıyla kara düzen yapılmıyor. Sayıları az da olsa, belli başlı firmalarda artık Ar-Ge bölümleri bulunuyor; istihdam edilen mimar ve tasarımcılar yeni modellerin hazırlığını yapıyor. Yurtdışındaki uluslararası fuarlar ve dünyaca ünlü firmalar takip edilerek, tasarımı bize ait yeni modeller ortaya çıkarılıyor. Özellikle yurtdışına satılan ürünlerin tamamına yakını tescil edilmiş, yani patenti İnegöllü mobilyacılara ait. NdesigN markasıyla koltuk üretimi yapan Nurhas Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç de, bir İtalyan firmasındaki bütün teknolojik imkanlara sahip olduklarının altını çiziyor; "Ar-Ge birimimizde mimar, mühendis, tasarımcılardan oluşan 12 kişi çalışıyor. Geçen yıl Köln fuarında standımızı gezenler bizi İtalyan firması zannetti. Tesislerimizde, 1 milimetrelik hata payı ile üretim yapılıyor. Teknoloji ve mühendislik olarak İtalyan firmalarından eksiğimiz yok." Rakiplerine göre en büyük avantajı İstanbul'a yakın olmak İnegöl'ün mobilyadaki çıkışı tesadüf değil; Ankara, İzmir, İstanbul üçgeni içinde bulunması, mobilyanın önde gelen şehirleri Kayseri ve Ankara'ya göre İnegöl'ü bir adım öne geçiriyor. Özellikle de alım gücü yüksek İstanbul'a olan yakınlığı rakiplerine fark atmasını sağlıyor. İnegöllü üreticinin hammaddeyi kapısında bulması, maliyet açısından ilçeyi ayrıcalıklı kılıyor. Mobilya üreticileri, İnegöl Organize Sanayi Bölgesi'nde; süngerinden kumaşına, ağacından suntasına, hatta cilasına varana dek düşük maliyetle ulaşabiliyor. Bu avantajlar, fiyat avantajını da beraberinde getiriyor. Kaliteli mobilyayı ucuza mal eden üreticiler, ulusal ve uluslararası piyasada bu avantajını yoğun bir şekilde kullanıyor. İnegöllü üreticilerin hedefi ise büyük. İstanbul'daki büyük mobilya fuarı nedeniyle MODEF'i ekim ayına erteleyen İnegöllüler, 2006 yılında, 2 ayrı fuar organizasyonu düzenlemeyi planlıyor. İlki nisanda yurtiçi firmaları, ikincisi ise kasım ayında ihracat ağırlıklı olarak yurtdışı firmalara yönelik olarak düzenlenecek. Kasım fuarında ihracat hedeflendiği için, davet edilen 250 firmanın temsilcilerinin uçak, yemek, otel masraflarının karşılanması düşünülüyor. Dış Ticaret Bakanlığı'nın vereceği destekle, bu rakamın 300'ün üzerine çıkması işten bile değil. Bütün hedef 40 milyon dolara dayanan ihracat rakamını daha da yukarılara çekebilmek.
http://www.ekolife.com.tr/site/detay.php?B...o=2&HaberID=137
|
 |
|