 |

29 Aralık 2004 Çarşamba | Levent OZLER
Tekstil'de Hint Rüzgarı
Hindistan, tekstilde Çin'le yarışırken, gençler Japonya ve Çin'deki gibi geleneksel kıyafetleri çıkararak ünlü markalara yöneliyor. Ülkede 24 milyon 'yeni zengin' var.
1 milyarlık nüfusu ile dünya nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan Hindistan, tekstilde Çin'in yakın gelecekteki en büyük rakibi olarak görülüyor. Tekstil sektöründeki varlığı uzun yıllara dayanan Hindistan'ın, önümüzdeki beş yıl içinde gerçekleştireceği teknolojik atılımlarla ciddi bir değişim yaşaması öngörülüyor.
Hindistan, AB ülkelerinin de teşvikiyle büyük bir atılım planını hayata geçirmek için kolları sıvadı. Tahsilli insan oranının son yıllarda yükselmesiyle belli bir kültür seviyesinde yetişen genç nesil, bu atılımda önemli rol oynayacak.
Nüfusunun 350 milyonu 15-20 yaş arasında olan Hindistan'da moda evrensel boyutta gelişmiş durumda. Gençler, annelerinin ve babalarının yerel kostümlerini çoktan tarihe gömmüş görünüyor... Dünya gençleri arasındaki trend iletişimi bu ülkede de New York, Paris, Tokyo, İstanbul gibi şehirlere paralel olarak izleniyor. Geleneklerine bağlı olan Hintliler, özellikle zengin kesimin dünya ülkelerinde okuttuğu gençler sayesine, dünya görüşü olan genç bir nesil yetiştiriyor.
Hindistan'ın en zengin kesimini oluşturan maharadjas'lar, 360 aileden oluşuyor. Ülkenin 'yeni zenginleri' olarak kabul edilen 24 milyonluk bölümü ise genç nesille birlikte yurtdışına açılma eğilimi gösteriyor.
Halkın çoğunluğunun hâlâ yerel kostümlerle dolaştığı ülkede, Batı tarzı tekstil teknikleri ve deneyimi Çin'e kıyasla geride kalıyor. Ancak, bilhassa erkek giyiminde, Hugo Boss, Ermenegildo Zegna gibi markalar yıllardan beri üretim ağını kendi teknolojik ekipleriyle kurmuş durumda. Bazı ünlü markalar ise kravat, eşarp gibi aksesuvar üretimini Hindistan'da gerçekleştiriyor.
Madalyonun öteki yüzünde ise ünlü markaların bu dev ülkede aktif olma arzusu yatıyor. Geleneksel kostüm yönünden bir hayli zengin olan Hintliler, 'Batılılaşma' konusunda Japonya ve Çin gibi ülkelerden daha tutucu. Gerçi şahsen, bir Hintliyi 'sari'ler içinde, bir Japon'u ise 'kimono'suyla daha çekici buluyorum. Yıllar önce aynı tasarım stüdyosunda çalıştığımız Hintli arkadaşımı hep jean pantolon ve tişörtle benimsemişken, bir gün 'sari'ler içinde gördüğümde çok çekici gelmişti. Aynı şekilde Batılı giysilerin içinde birbirine benzeyen Japon kadınlar kimono giydiklerinde şahsiyetleri belirginleşiyor.
Louis Vuitton, Dior, Prada, Gucci gibi markalar şimdilik Hindistan'da sadece belirli bir kesime hitap edebiliyor. Erkekler, iş hayatı nedeniyle 'Batılı' görünüme kadınlardan daha çabuk adapte olurken, kadınlar kendi ülkelerinde 'sari'de ısrarcı görünüyor. 'Fashion victime' diye tanımlanan marka merakı zengin kesimde hissedilse de Japonya ve Çin'deki potansiyel kadar büyük değil. Ancak, genç nesil Hintlilerde gerçek bir marka tutkusu hüküm sürüyor.
Kaynak : Radikal
|
 |
|