Design Directory Dexigner Start Türk Tasarımcılar Dexigner Design Agenda Dexigner Newsletter English
Dexigner Logo Dexigner Concept
Ürün TasarımÜrün TasarımGrafik TasarımGrafik TasarımModa ve Takı TasarımıModa ve Takı TasarımıMimarlıkMimarlıkDijital TasarımDijital TasarımSanatSanat
Ekle Önceki SayfaSonraki Sayfa
colortitle

Tasarım Sosyetesi

Tasarım Sosyetesi

Mimarlık mesleğinin mimar bir babadan oğluna ya da kızına isim, statü ve sosyal, mesleki çevre aracılığıyla devredilebilen bir yapısı olduğu şeklindeki yorumlara sanırım pek çoğumuz kulak misafiri olmuşuzdur.

Kuşaklar boyunca mimarlık mesleğini icra eden ve mimarlık sektöründe oldukça etkili olan başarılı mimar ailelerin varlığı da malumdur.

Bir tür "mavi kanlı" mesleki aristokrasinin Türkiye gibi bir ülkede bile kendisini var edebilmiş ve sürdürebilir olması, mimarlık mesleğinin uzun tarihsel evrimi ve toplumsal yapıda üstlendiği işlevlerle yakından ilgilidir.

Mimarlığın köklü "aristokratik" geçmişiyle kıyaslandığında, endüstriyel kapitalizmin faydacı ve görece uysal bir çocuğu olan endüstriyel tasarım, oldukça uzun bir süre boyunca daha "avam" bir mesleki uğraş olarak algılanmıştır.

Bu, endüstriyel tasarımın ve tasarımcıların kamuoyuna yansıyan imajlarında olduğu kadar, tasarımcıların kendi aralarındaki meslek içi ilişkilerde dahi izlenebilir.

Endüstriyel tasarımın tarihsel köklerinde akademide sanat ve mimarlık eğitim almış orta ve üst sınıf mensuplarından çok, kapitalist emek sürecindeki iş bölümü ve uzmanlaşmanın zamanla ürünlere biçim veren tasarımcılara dönüştürdüğü zanaatkarları, mühendisleri ve hatta yetenekli işçileri görebiliriz.

devamı
www.xxi... (176)

ekleyen
Levent OZLER

Güzel İstanbul Günleri

Güzel İstanbul Günleri

İstanbul artık önemli bir dünya metropolü. Eylül ayı gösteriler ayı oldu.

Birbiri ardına açılan mekanlar, sergiler, bienal ve İstanbul Tasarım Haftası birbirinden yoğun günler getirdi.

Gazeteler haber ve yorumlarla dolu. Kısaca İstanbul "in", bu aylarda dünyanın çekim merkezi.

Beyoğlu İngilizce konuşuyor. Yabancılardan geçilmiyor.

Peki, ama nereye kadar? Bir kaç usturuplu soru yöneltip meseleyi bir bütünlük içinde görmeye çalışmak gibi bir zaafım var.

Zaafımı tatmin etmeden önce İstanbul'da katılma şansı elde ettiğim etkinliklerde, bence yeni ve ilginç olan, gözüme batan noktaları paylaşmak isterim.

İstanbul Tasarım Haftası derli topluydu. Bu konuda konuştuğum birçok kişi hem fikir.

Geçmiş yıllara göre daha oturmuş, iddialı olmayan ama kendini taşıyan, izleten ve kurumsallaşmaya başlayan bir atmosfer çizdi.

Konferans ve toplantıların sayıca azalması da olumlu, zaten sınırlı olan tasarım düşkünü bir kitlenin her yere yetişmesi mümkün değildi; bu formatla isteyen hepsine yetişebiliyor.

Ne var ki "Galata Köprüsü'ndeki konferans mekanının ses, ışık ve gürültü sorunu nasıl çözülür?" düşünmek lazım.

Koca koca adamları, kadınları, o ünlü tasarımcıları sunum yapacaklar diye oralarda perişan etmenin alemi yok.

Yani mekan, sunduğu tasarımcının ağırlığını kaldıracak düzeye getirilmeli.

devamı
www.xxi... (62)

ekleyen
Levent OZLER

Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine

Endüstriyel Tasarımın Ekonomi Politiği Üzerine

Endüstriyel tasarımın tarihsel olarak ortaya çıkışı ve sanayi kapitalizmi ile ilişkisi gibi konular Türkiye'de ne eğitim süreçlerinde, ne de mesleki oluşumlarda yeterince tartışılmadığı için bu meslek ve disiplinin Türkiye koşullarındaki kökleri, evrimi, gelişimi, yapısal dinamikleri ve tabi ki geleceği konusunda özgün fikir ve görüşler de şaşırtıcı derecede azdır.

Üniversitelerin endüstriyel tasarım programları, mimarlık tarihi hegemonyasından henüz kurtulan tasarım tarihi derslerinde Batı Avrupa ve ABD kaynaklı endüstriyel tasarım tarihini, yine çokça mimarlık ve sanat tarihinden miras kalan eski yöntemlerle, ağırlıklı olarak ürün ve/veya tasarımcı üzerinden ele almaktadır.

Endüstriyel tasarımın Türkiye'deki tarihi ise kısmen bu konudaki görsel malzeme ve veri yoksunluğu, kısmen de halihazırda yaşanan an ile tarihe konu olan olguların içiçe geçmişliğinin getirdiği tekinsiz durum nedeniyle nadiren gündeme gelir ya da bu konuya çok
gerektiğinde kısaca değinilir.

Çoğu kez, açıkça söylenmese de, sonuçta öğrencinin aklında kalan, Türkiye'nin, birçok alanda olduğu gibi, endüstriyel tasarıma dair de gecikmişliğinden ibarettir.

Tarihler ve kronolojiler de bunu destekler.

Bu anlamda eğitim kurumları mevcut programlarıyla geleceğin tasarımcılarına endüstriyel tasarımın Türkiye koşullarındaki özgünlüğü konusunda, gecikmiş ve geriden geliyor olmak dışında, bir perspektif sağlayabilmekten şimdilik uzak görünüyor.

devamı
www.xxi... (133)

ekleyen
Levent OZLER

2015 Kentlerinin Oyun Bahçeleri

2015 Kentlerinin Oyun Bahçeleri

Çocuklar sosyal davranışlarının çok önemli bir kısmını diğer çocuklarla oynarken edinirler.

Bu nedenle bu dönemde nelerle oynadıkları konusu oldukça önem taşır.

Günümüzde, büyük kentlerde genellikle çocukların özgürce gidebilecekleri sayılı birkaç dış mekandan biri olan oyun alanlarının önümüzdeki on yıl içinde sunması gereken fonksiyonların yeniden tanımlanması gerekiyor.

Genel olarak toplumun, kentlerin ve çocukların evrimi konusunda yapılmış birçok farklı bilimsel analize göre bu süre içinde 3-8 yaş arasındaki çocukların başlıca sosyal ihtiyaçlarının çok fazla değişmemiş olacağı düşünülüyor.

Çocuklar bu dönemde öncelikle dış ortamda egzersiz yapmaya ihtiyaç duyuyorlarsa da bunun yanı sıra kendine güven ve sosyal değerler de ediniyorlar.

Fakat genel olarak sıkıcı görünen oyun bahçeleri bir süre sonra terk edilirler.

Bu noktada oyun bahçeleri arasında hatta aynı oyun bahçesi içinde farklı oyunların dönüşümlü olarak oynanmasını sağlayan solid yapılar kurma fikri ortaya çıkmış.

Buradan hareketle oyun bahçesinin temeline eşit derinlikte gömülü çivilerle, toprağa çeşitli elemanlar tutturulmuş.

Kendi içinde değişebilen her elemanın kavramsallaştırılmas ı sırasında hesaba katılması gereken bir sınırlama olan bu ızgara, her oyunun büyüklüğüne ve şekline karar verilmesi sırasında ergonomik ve yasal kısıtlamalar kadar önemli bir rol oynuyor.

devamı
2015 Kentlerinin Oyun Bahçeleri

ekleyen
Gulsen SIZYEK

Samsung ve Giorgio Armani İki Tasarım Devinin Büyük Buluşması

Samsung ve Giorgio Armani: İki Tasarım Devinin Büyük Buluşması

Üstün teknoloji ve tasarımlarıyla dünyanın ve Türkiye'nin lider markası olan Samsung, moda dünyasının dev ismi Giorgio Armani ile özel bir koleksiyona imza atıyor.

Son yıllarda tasarım harikası ürünlerle liderliğini pekiştiren Samsung'un, dünyanın önde gelen moda devi Armani'ye özel olarak tasarlattığı ürünlerden cep telefonu ve LCD televizyonu, Milano moda haftasındaki Armani defilesinde izleyenlerin beğenisine sunuldu.

Moda ikonu ve teknoloji devinin ortak çalışmasıyla birlikte Samsung'un teknoloji harikası cep telefonuna Giorgio Armani ve Emporio Armani'den, LCD televizyonuna ise Armani Ev Koleksiyonu'ndan esinlenerek özel bir tasarım yapıldı.

Üst segment tüketici grubuna özel olarak yapılan tasarımlara ilişkin olarak Samsung Electronics Başkan Yardımcısı Jong-Yong Yun; "Günümüzde tüketiciler teknolojiye verdikleri önem kadar tasarıma da önem vermeye başladılar.

Armani ile yaptığımız işbirliği, ileri teknoloji ürünlerimizi özgün tasarımla birleştiriyor.

Moda dünyasında bir ikon olan Giorgio Armani sadece giysileriyle değil ev, otel ve restoran dekorasyonunda da kendini ayrıştıran, sofistike tasarımıyla göz kamaştıran bir marka" diye konuştu.

Giorgio Armani ise işbirliği ile ilgili olarak; "Günümüzde yaşam tarzı gitgide değişmeye başladı.

Artık sadece giyimde değil, yaşadığımız ev, kaldığımız otel, kullandığımız araba ve seçtiğimiz teknolojik ürünlerde de tasarım arıyoruz.

devamı
Samsung ve Giorgio Armani: İki Tasarım Devinin Büyük Buluşması

ekleyen
Levent OZLER

Ajanda | Start | Design Directory | Design Database | Newsletter | Türk Tasarımcılar Platformu | Mobil | Link Verin | Hakkımızda & İletişim
XML

17,455 başlık, 2,222 online ziyaretçi, 194,592,985 sayfa gösterimi

© 2001-2008 Dexigner™ Network | Ürün Tasarım Haberleri ve Yarışmaları 22 | Dexigner