|

 |
 Hem suda hem de karada giden amfibik araçlara son olarak bir 4x4 katıldı. İngiliz Gibbs şirketinin hem suda hem de karada giden 4x4 aracının en büyük özelliği sudaki hızı. En büyük rakibi sürat tekneleri olan bu araç suda 65 km'e hızla yol alabiliyor.
Son yıllarda suda ve karada giden araçlar konusunda herhalde bir çok haber okudunuz veya gördünüz. Emin olun bu haberde onlardan biri... Ama bu konuda yaşanan son gelişmeler gerçekten çok enteresan. Kuşkusuz geçmişten bugüne çoğu askeri amaçlı olsada bir çok amfibik araç yapıldı ve piyasaya sunuldu. Ama bugün gelinen noktada artık otomobiller sadece suya girmekle yetinmeyip adeta bir sürat teknesine dönüşebiliyor. Bunu da bir tarafa bırakın son gerçekleşen gelişmeye göre artık 4x4 gibi ağır araçlarda suya girip hızlı bir sürat teknesi haline gelebiliyor. Herhalde yakında otobüs ve kamyonları da suda yüzdürecekler.
Geçtiğimiz yıl İngiliz Gibbs şirketi suda ve havada gidebilen otomobiller konusunda ciddi bir adım atarak 'Aquada' isimli suda en hızlı gidebilen bir otomobil tasarlamış ve tabi ki hemen ürünün patentini alarak piyasa sürmüştü. Her ne kadar 150 bin poundluk (fiyatı geçen hafta 75 bine düşürüldü) değeriyle çok büyük bir kitleye hitap etmesede kuşkusuz bütün dünyada büyük ilgi çekti.
devamı www.hur... (260) ekleyen bengisu
|
 |
| 
 |
 Tasarımında SL ve McLaren SLR'den esintiler taşıyan yeni SLK, her ne kadar kuzeni CLK ile aynı motoru paylaşsa da, çok daha farklı bir karakter sergiliyor.
Uzun zamandır üretimde olan SLK, Mercedes ailesinin tüm üyeleri gibi yenilendi. 2004'e yenilerek giren yeni Mercedes SLK serisi, görünüşüyle Mercedes hayranlarını, otomobilseverleri ve spor otomobil meraklılarını şaşkınlığa uğrattı. Beklenenden çok daha sportif bir SLK ortaya çıkarken, selefinin fazla sade görünmesinden şikayet edenlerin yanı sıra, SL ve SLR'ye hayranlık duyanlar da, SLK'nın bu yeni görüntüsünü çok sevdiler. Çünkü yeni Mercedes SLK, özellikle ön kısmından bakıldığında, abileri SL ve SLR'ye benziyor.
Yeni Mercedes SLK, eskisine göre çok daha agresif bir görüntüye sahip. Şeffaf camlı ve dik üçgen tasarımlı farlar, hem dikkat çekici, hem de marjinal görünüyor. Farların arasında iri boyutlu mercedes yıldızı kendini gösteriyor. Fakat yeni Mercedes SLK'nın en büyük esprisi kaputunda. Öndeki Mercedes yıldızından başlayıp, ön camda kaputun bittiği yere kadar uzanan çıkıntı, Formula 1 otomobillerini andırıyor. Bu tasarım oyunu, Mercedes SLR McLaren'da da kullanılmıştı. Bu burun ve çıkıntı, yeni Mercedes SLK'ya ayrı bir hava katarken, Ön camın hemen önündeki siyah renkli havalandırma ızgaraları da, SL ve SLR modellerinden SLK'ya adapte edilmiş.
devamı www.hur... (152) ekleyen bengisu
|
 |
|

 |
 Bir İngiliz sörfçü ile çip devi Intel, dalgalar üzerinde internettte kablosuz sörf keyfi sunan dünyanın ilk sörf tahtasını geliştirdi. Sörf tahtası, wi-fi internet bağlantısı, tablet bilgisayar, güneş paneli ve video kamera özelliklerine sahip.
Yaklaşık on yıldır sörf denilince akla dalgalar üzerinde yapılan bir spordan çok internette sayfalar arasında dolaşmak geliyor. Ancak Intel'in Jools Matthews ile birlikte ilk protopini geliştirdiği özel sörf tahtası dalgalar üstünde gerçek anlamda sörf yaparken aynı zamanda internette de sörf yapma imkanı sağlıyor.
BBC'nin haberine göre, 18 Haziran'da İngiltere'de düzenlenecek Intel GoldCoast Oceanfest adlı etkinlikte görücüye çıkacak olan wi-fi sörf tahtasından, sahildeki 'hotspot' aracılığıyla internete bağlanılabiliyor.
İngiltere'deki dalgalara uyum sağlayacak şekilde tasarlanan sörf tahtasının boyu yaklaşık 2.8 m. Tahtaya yerleştirilen tablet bilgisayar, güneş paneli ve video kamera su geçirmez bir kasaya gizlenmiş. Haifi olmasına karşın sağlamlığıyla dikkat çeken kasanın bileşenlerinde silikon, kristal PVC ve aliminyum kullanılmış.
1.7 Ghz işlemci, 80 Gb sabit disk ve kablosuz çiple donatılan tablet PC güç kaynağını güneş panellerinden alıyor. Cihazın üzerindeki video kamera 64 Mb'lık görüntü kaydedebiliyor.
devamı www.hur... (66) ekleyen bengisu
|
 |
| 
 |
 Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı'nın (ISO) Başkanı Oliver Smoot, Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) gerek insan kaynağı, gerek teknik olarak, CE işaretini verebilecek donanıma en yakın kurum durumunda bulunduğunu söyledi.
Smoot, uluslararası standartlar ile AB'nin istediği CE işareti konusunda, Türkiye'nin, çok hızlı bir değişim gösterdiğini vurguladı. ISO Başkanı Smoot, şöyle devam etti: "Türkiye'de şu anda CE işareti verebilen bir kuruluş yok, ancak TSE'nin bu işareti verebilecek bir yeterliliğe doğru ilerlediğini görüyorum. Ben bir AB uzmanı değilim, ancak TSE gerek insani gerekse teknik donanım açısından, CE işaretini verebilecek donanıma en yakın kurum durumunda."
Türkiye'nin, mal ve hizmet standartlarında, uluslararası standartlarda bir yapıya sahip olduğunu belirten Oliver Smoot, özellikle TSE'nin, ISO'nun etkin bir üyesi olarak, son yıllarda çok büyük bir gelişme gösterdiğini ifade ederek, "TSE iyi iş yapıyor" diye konuştu.
Uluslararası standartların, dünya ticaretinde teknik engellerin kaldırılması için önemli bir rol oynadığını belirten Smoot, uluslararası standartlarda üretim yapan ülkelerin dış ticaret hacimlerini de artıracaklarını kaydetti.
devamı www.rad... (37) ekleyen bengisu
|
 |
| 
 |
 Cesaretli KOBİ İstanbul Teknik Üniversitesi ile KOBİ'lerin endüstriyel tasarım alanında ortak çalışması meyvesini veriyor. İSO'nun katkıları ile gerçekleştirilen işbirliğinden bu güne kadar 50 KOBİ yaralanmış. Üstelik KOBİ yeni ürün tasarımı için ek bir kaynak ayırmak zorunda kalmıyor.
Odanın içi alabildiğince karışık. Genç, birazdan sıranın kendilerine geleceği telaşıyla arka masalarda hazırlıklarını tamamlıyor. Çatal bıçak takımından, otomobil aksamına, aydınlatma araçlarından, ısı sistemlerine, oyuncaklardan, dolap kulpuna kadar birbirinden alakasız birçok ürün masaların üstünde. Odanın orta yerine ise, öğrencilerin sunumlarını dikkatle dinleyen öğretmenler jürisi kurulu. Yer İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Taşkışla Kampüsü. Harıl harıl çalışan gençler ise Endüstriyel Tasarım bölümünün son sınıf öğrencileri. Onlar üniversiteden mezun olabilmek amacıyla bir KOBİ ile yoğun 3.5 ay çalışarak ürün geliştirdiler. Ve birçoğu ilk defa iş hayatının karşısına yaratıcı fikirleriyle çıkacak.
Burada sadece öğrenci heyecanlı değil, öğretmenlerden oluşan jürinin önünde aynı zamanda o ürünü oluşturmak için çalışan sanayici de soruları bekliyor. Sanayi ürünlerinde sınırsız özgürlük yok. Ne de olsa her ürünün bir ticari boyutu var. Gözlemlerimizin toplamı öğrencilerin büyük bir keyifle çalıştıkları yönünde. Sanayici de halinden mem
devamı www.etm... (55) ekleyen Levent OZLER
|
 |
|